Kendine Ödevler Vermek…



Bazı insanlar doğuştan yeteneklidirler. Bir yıldız gibi, girdiği büyün ortamlarda parıldarlar. Bazı insanlar ise toprağın içinde parlatılmayı bekleyen elmaslar gibidir. Bu tabirleri eminim ki bu zamana kadar çok duydunuz. Ama daha az duyduklarınız, yeteneklerini kendileri geliştirenler… İşte bugün bunlardan bahsedeceğiz.

Her ne kadar, dışarıdan bakıldığında çok yetenekli biriymiş gibi görünsem de, bunların neredeyse çoğu bir emeğin ürünü. Kendimi geliştirmek için kullandığım yöntem ise, kendime dönem ödevleri vermek oldu.

Bir keresinde kuzenimle konuşurken ona bahsetmiştim bu stratejimi. Sonrasında bir konuşma sırasında tekrar gündeme geldi ve ilk başta çok saçma bulduğunu ama zamanla düşününce mantıklı gelmeye başladığını itiraf etti. Belki bu anlattığım ilk başlarda sizlere de saçma gelebilir. Ama lütfen bir şans verin ona.

Kendime verdiğim ilk ödev: Altyazısız Film İzle


Yabancı dil öğrenmek, pratik isteyen bir şey. Filmleri altyazılı izlediğinizde, belki ilk başlarda yabancı dilinize bir katkı sağlıyor olabilir ama kesinlikle bir yerden sonra ilerlemiyor. Beyin tembellik ediyor. Bu yüzden ben, kendimi daha iyi seviyeye taşımak için, altyazısız film izleme ödevi verdim. Bunun için kendime bir gün seçtim. Haftada en az bir tane altyazısız film izlemeliydim. Anlasam da anlamasam da… Önceleri, çok eskiden izlediğim filmleri bir kere de altyazısız izleyerek başladım işe. Çok uzun bir süreç istiyor, bu doğru. Ama çok faydasını gördüğümü söylemeden edemeyeceğim.

Kendime verdiğim ikinci ödev: Video Çek


Başlığına böyle yazınca çok saçma ve komik durabilir. Bu biraz da kendime sosyal açıdan yaptığım bir öz eleştiri sonucu verdiğim bir ödevdi. Şu sıralar pek belli etmesem de çekingen bir insanım aslında. İnternette bir şeyler yapmaya karar verdiğimde bu çekingen yanımı törpülemem gerektiğine karar verdim. Çok güzel fotoğraflar çekiyordum belki ama kendi videomu çekemiyor, videoya konuşamıyordum. Bir youtube kanalı açmayı düşünüyorum ama kameraya konuşamıyorum…!! Acilen buna bir çözüm bulmam, bunu bir şekilde aşmam lazımdı. Para biriktirmek için Bodrum’a gittiğim yaz kendime bu ödevi verdim. Instagram’da sürekli kendimin de içinde olduğu videolar atmalıydım. O kameraya alışılacaktı. Başka yolu yoktu. Evet, kendimi çekmeye alışmıştım ama hala konuşmakta sıkıntı çekiyordum. Utanıyordum. Sesim titriyordu. Ne diyeceğimi unutuyordum. Cümlelerim birbirine karışıyordu. Bu konudaki evrimim de youtube videolarımda bence gayet belli oluyor.



Bir oyunda level atlamak gibi… Dublajdan altyazıya geçiş 1. Level, altyazılıdan altyazısıza geçiş 2. Level. Videoda görünmek 1. Level, videoda konuşabiliyor olmak 2. Level, sadece konuşup bir şeyler anlattığın videolar çekme levelına henüz gelmedik mesela…

Farkında olmadan siz de bunu yapıyorsunuz aslında. Pazartesi başlayacağınız diyet de bir ödev. Spora yazılacaksınız, belki dans kursuna… Erken kalkma alışkanlığı edinmek istiyor olabilirsiniz veya okuma alışkanlığı…

Kendinize bir öz eleştiride bulunun.
Hayatınızda, kendinizde:
Neyi değiştirmek istiyorsunuz?
Neyi öğrenmek istiyorsunuz?
Şuan yaptığınız ama daha iyi olmak istediğiniz şey ne?

Kendinize ödevler verirken çok acımasız olmayın. Belirli bir zamana yayın. Dönem ödevi gibi olsun mesela. Basit, net ve sürece yayılmış bir şeyi başarmamanız için hiçbir neden yok. Aynı anda birden fazla ödev yazmayın kendinize. Bu hiçbirini yapmayıp, pes etmenize neden olabilir. Ve kendinize verdiğiniz sözleri mutlaka yerine getirin. Çünkü kendinize verdiğiniz sözün tutmadığınızda özgüveniniz de bir darbe almış olur. Kendiniz için aldığınız yolda, başladığınız yere geri dönmezsiniz. Bir adım, belki birkaç adım geri dönmüş olursunuz.

Sevgiyle,
Suzy

Yorumlar

Popüler Yayınlar