Küçük Şirin Bir Sokcho | Naksan Tapınağı ~ Güney Kore



Küçük şirin bi Sokcho...


Ne ile karşılaşacağım konusunda en ufak bir fikrim olmadan gidip beğendiğim nadir yerlerden birisi Sokcho. Başlangıçta bizim için Sokcho gezisi sadece bir arkadaş ziyaretinden ibaretti. Türkiye'de üniversite okuyan Koreli bir arkadaşımızı görür, biraz vakit geçirmiş oluruz düşünceleriyle çıktık yola. Sokcho, Seoul'e birkaç saatlik mesafede bir yer. Duyduğumuza göre de Jeju'dan sonra Koreliler tarafından en çok tercih edilen tatil mekanlarından biriymiş. Bunun sebeplerinin başında Seoul'e çok yakın olması geliyor olabilir tabi ki. Ama bence Sokcho gerçek anlamda çok güzel. Hani dilimizden düşürmediğimiz o küçük sahil kasabası var ya, şehre yakın ama bir o kadar şehir kalabalığından gürültüsünden uzak, küçük ama modern... İşte orası Sokcho.

Eunji'nin evi çok küçük olduğu için bize orada bir otel ayarlamış. Tabi ki biz bunu oraya gidince öğrendik. Sürekli dilimizden düşürmediğimiz o misafirperverliğin alasını bir Koreli arkadaşımızdan görmek bizi duygulandırdı. Bazı şeyler insanın milliyetiyle değil insanın doğasıyla alakalı. Eunji'nin özenle araştırıp bulduğu şirin mi şirin bir otele gittik. Sokcho'nun en iyisi diye övgü alan bir yermiş. İsminin otel olmasına aldanmayın. Daha çok sahil kasabalarında denk gelebileceğiniz şirin pansiyonlara benziyordu. Girişteki dekorasyona ayrı bir hayran kaldık. Bizden 10 üzerinden 10 puan aldı. 

Hemen otele giriş yapar yapmaz resepsiyon görevlisi önümüze koca bir harita çıkartarak gezebileceğimiz yerleri anlatmaya başladı. Ama Koreliler bir gezi listesi anlatıyorlarsa bilin ki orada saatlerle hesaplanan yürüyüş mesafeleri ve tırmanışlar vardır. Biz ağzımız açık sakince anlattıklarını dinledikten sonra sadece Naksan Tapınağı'na gitmeye karar verdik. Hava biraz yağmurluydu ve sadece iki gece kalabilecektik. Tüm listeyi bir günde tamamlamamız mümkün değildi. O nedenle biraz kırpmaya karar verdik. Ama kaldığımız otel de dahil olmak üzere haritada işlenmiş diğer gezilecek yerleri google haritalar üzerinden işaretledim. Buradan daha detaylı bir inceleme yapabilirsiniz.

Sokcho'nun insanı çok tatlı...



O an Sokcho'dayken de bunu fark etmiştim. Şuan gezimi tamamlayıp diğer gördüğüm yerlerle kıyasladığımda bile aynı fikirdeyim. Belki bu düşüncemde yolda yürürken insanların kendi aralarında konuştuklarını anlayabiliyor olmamın da büyük etkisi olabilir. Sokcho'nun insanı biraz daha nazik geldi bana. Bunda Seoul'e yakın olmasının ve oradan çok fazla turist alıyor olmasının etkisi olabilir. Biz Incheon'da bile gece dışarı çıkarken tedirgin olmuştuk. Sokcho bu açıdan bakınca da güven veriyor aslında. 

Otobüse bindiğinizde şivenin değiştiğini çok rahat fark edebiliyorsunuz. Yine birçok genç üniversite için Seoul taraflarına gitmiş ve şehirde liseliler ve teyzeler kalmış gibi bir hisse kapılmanız mümkün. 

NaksanSa,

 

Sanırım Kore'de gördüğümüz ikinci tapınaktı. Bize orada eşlik eden Koreli arkadaşımızın da iyi bir rehber olması ve bize Türkçe bir anlatım yapması büyük avantaj sağladı bize. Gezdiğimiz diğer tapınaklarda bu şekilde bir anlatım yapanımız olmadığı halde Eunji'den aldığımız bilgilerle gördüğümüz diğer yerleri de yorumlayabildik. Bir bakıma Budist kültürüne ufak bir giriş yapmış olduk.



Dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi dine ait bir ibadet alanından bahsedersek edelim, içerisine ticaretin ve turizmin girmediği, insanların umutlarını, hayallerini ve dualarını bıraktığı bu alanların enerjisi her zaman muhteşem oluyor. Burada demek istediğim, eskiden ünlü görkemli bir kliseyken veya camiiyken şimdi turistik amaçla kullanılan yerleri bir kenara koyun, hali hazırda faal olan yerlerdeki enerjiden bahsediyorum. Mesela Busan'da gittiğimiz tapınak görüntü açısından çok güzel olmasına rağmen artık turizmin bir kurbanı olmuş bir yerdi. Hala orada dua edenler olsa da, gezip fotoğraf çekmeye gelenlerin sayısı daha yüksekti. Naksan Tapınağına gittiğimizde ise durum tam tersiydi. Öyle bir sükunet vardı ki orada, ses çıkartıp bozmaya çekiniyordu insan.


Orada sembolizm ve doğal taşlarla ilgili yeni birçok bilgi de öğrendim. Birçoğunu videomda anlatıyorum zaten. Ama bu konuya daha derinlemesine yazılar hazırlamak istediğim için sonraya saklıyorum. Detaylar videoda, izlemeyi unutmayın.

Naksan Tapınağından çıktıktan sonra Eunji'nin annesi bizi almaya geldi ve bir et restoranına götürdü. Fiyatları bilmiyorum ama bildiğim kadarıyla Kore'de kırmızı et biraz pahalı. Lezzetine kıyaslama yaptığımda pahalı olması bana çok normal geldi. Çünkü az yağlı ve sinirsiz bir et geliyor. Kırmızı eti sırf çiğnemekte zorlandığım için pek tercih etmem normalde. Ben beğendiysem herkes beğenir diye düşünüyorum.

Şimdilik bu kadar,
Sevgilerle,
Suzy

Yorumlar

Popüler Yayınlar