IKIGAI - Mutlu Bir Hayat Yaşamak Mümkün!

IKIGAI - Bir Japon Felsefesi


Daha önceki yazılarımı okuyanlar bilir. Bir kitap okudum hayatım değişti demiştim (Kitabın adı S*ktir Et: Kendi İşini Yap). S*ktir Et felsefesi birçok yönden İkigai ile kesişiyor. O yüzden bu konudan mutlaka bahsetmem gerektiğini düşündüm.

Hani halk arasında bir deyim var ya;
"Yuvarlanıp gidiyoruz işte.."



Neden yuvarlanıp gidiyoruz? Futbol topu muyuz biz? O bahsettiğin top düz yolda bile yuvarlanmaz, aşağı doğru eğimli olmalı illa ki... E kendimize futbol topu muamelesi yaparsak "gelen vurdu giden vurdu" diye arabeske bağlayıp, mutsuz hayatlarımızla, asık suratlarımızla ölmeyi bekleriz....

Bazen dilim çok sivri olabiliyor. Tamam o zaman biraz daha yumuşatıyorum.

Etrafımda mutsuz insanlar görüyorum. İşine sadece para kazanmak için giden ama bundan keyif almayan. Bir şeyleri, sadece yapması gerektiğine inandığı için yapan insanlar görüyorum.

Yaşıyoruz işte...

Nefes alıyor olmamız yaşıyor olduğumuz anlamına gelmiyor malesef. Bir amacı olmalı insanın. Yaparken mutlu olduğu bir şeyler olmalı. Başına geçtiğinde saatin nasıl geçtiğini fark etmediği bir şey olmalı bu hayatta.



Peki nedir bu IKIGAI?

生き甲斐

İki (生き) kelimesi yaşam/hayat/canlı anlamında. Kai (甲斐) ise amaç/gaye/değer anlamına geliyor. Bu iki kelime birleştiğinde İkigai aslında "Yaşama Amacı" anlamına geliyor. 

Ikigai, genelde "sabahları sizi yataktan kaldıran şey" olarak özetleniyor. Buna kendimden örnek vermek istiyorum. S*ktir et felsefesi ile tanışmadan önce ben de bir arayış içinde, bir boşluk içinde, hayattan pek keyif almayan bir insandım. Hiç işim olmadığı zamanlar erken kalkmakta çok zorlanırdım. Tatil günleri, eğer yapacak bir şeyim yoksa, üzerime bir ağırlık çöker, gözlerim kapanır ama uykum gelmezdi. Sevmediğim işler yaptığım, istemediğim bir şehirde bulunduğum için, yapacak işlerim olsa bile sabah kalkmak ölüm gibi gelirdi. Buna rağmen beni heyecanlandıran şeyler de vardı hayatta. Ve ben o zamanlar da farkındaydım; ne zaman ki sevdiğim beni heyecanlandıran bir şeyi yapacak olsam, gece kaçta yatmış olursam olayım sabahın erken saatinde bile yüksek bir enerjiyle yataktan kalkardım. Güne nasıl uyandığınız, ne duyguyla uyandığınız gerçekten önemli. 

Öyle bir mesleğiniz olsun ki, 
yaparken zamanın nasıl geçtiğini unutun
ve emekli olmayı aklınıza bile getirmeyin.

Böyle anlatınca her ikisi de aynı şeylerden bahsediyormuş gibi görünse de İkigai felsefesi, S*ktir et felsefesine göre biraz daha kapsamlı. İkigai'ye göre sadece mutlu olduğunuz keyif aldığınız bir iş yapmanın ötesinde, yaptığınız işle insanlığa, topluma ne kazandırabileceğinizi de sorguluyorsunuz. 


Kısaca İkigai, 4 temel soru üzerinde şekillenir.

1- Neyi yapmayı seviyorum?

Bu, en başından beri anlattığım, yaparken zaman kavramını unuttuğumuz, emekli olmayı düşünmeyeceğimiz o şey işte. Bunu bu kadar uzun anlatmamın sebebi ise, tüm kemik iskelenin bu madde üzerine kurulu olması. Bu ilk sorunun cevabını bulmak kilit nokta aslında.

2- Dünyanın neye ihtiyacı var?

Bu soru severek yaptığın şeyle insanlığa ve topluma neler kazandırabileceğini içeriyor. Bu dünyada nelerin değişmesini isterdin? Ve bu soruya vereceğin cevapların arasından hangisini yapabilirsin? (ki bu da 3. soru ile kesişen nokta)

3- Hangi konularda başarılıyım? Ya da hangi konularda yetenekliyim?

Bu aşamada kendimize objektif bir şekilde yaklaşıp, neleri yapabildiğimizin, nelere yeteneğimizin olduğunun ya da hangi yeteneğimizi geliştirebileceğimizin analizini çıkarmamız gerekiyor.

4- Nasıl para kazanabilirim?

Hangi işleri yaparken para kazanabileceğinizi bir düşünün. Kan tutan birinin doktor olamayacağı gibi...

Tüm bu soruların cevaplarını listeleyip bir tablo oluşturun. Hepsinin kesiştiği tek bir nokta bulacaksınız. İşte o sizin var oluş amacınız. Bir başka deyişle bu dünyaya gelme nedeniniz.

İkigai'nin 10 kuralı

1. Aktif kalın. Emekli Olmayın

Japonlara göre emekli olanlar, sevdikleri şeylerden vazgeçen, yaşamdaki amaçlarını kaybetmiş olan insanlardır. Bu yüzden “resmi” profesyonel işinize son verseniz bile, değerli şeyler yapmaya, ilerlemeye, güzelliğe ya da başkalarına yarar sağlamaya, etrafınızdaki dünyaya yardım etmeye ve şekillendirmeye devam etmek çok önemlidir.

2. Ağırdan alın

Aceleci olmak yaşam kalitesiyle ters orantılıdır. Eski bir deyişe göre, "yavaş yürürsen çok uzağa gidebilirsin" Bu nedenle, hayatta aceleciliği geride bırakmak ve daha sakin, daha dingin bir hayat tarzını benimsemek de bir o kadar önemli.

3. Karnınızı tıka basa doldurmayın

Söz konusu uzun yaşamaksa, daha azı daha iyidir. Daha sağlıklı bir hayat için sağlıklı beslenmek önemli. Zaten beslenme uzmanları da sık ve az yemek yiyerek beslenmekten yana.

4. Hayatınızı iyi dostlarla paylaşın.

Dostlar, en iyi ilaçlardır, iyi bir sohbete dair endişeleri dindirmek, gününüzü aydınlatan öyküleri paylaşmak, tavsiye almak, eğlenmek, hayal kurmak… başka bir deyişle yaşamak...

5. Bir sonraki doğum gününüz için forma girin.

Akan su, durgun sudan daha iyidir. Bir ömür boyunca hareket ettirdiğimiz vücudumuzun, uzun süre işleyebilmesi, çalışabilmesi için bakıma ihtiyacı vardır. Ayrıca, egzersiz yapmak mutluluk hormonu sağlamaya yardımcıdır.

6. Gülümseyin

Neşeli bir tutum sadece rahatlatıcı değil, aynı zamanda arkadaş edinmenizde de faydalıdır.

7. Doğa ile yeniden bağlantı kurun.

Günümüzde insanların çoğu şehirlerde yaşasa da, arada bir doğaya dönmek ve deşarj olmak gerekir.

8. Şükredin

Atalarınıza, nefes aldığınız havaya ve yediğiniz yemeğe, arkadaşlarınıza ve ailenize, gününüzü aydınlatan, sizi şanslı ve yaşadığınızı hissettiren her şeye şükredin. Yaşadığı güne minnet duyan bir insan gün geçtikçe daha mutlu hisseder.

9. Anı yaşayın.

Geçmişten pişmanlık, gelecekten kaygı duyarak yaşamayın. Bugün, sahip olduğunuz tek şey. Elinizden gelenin en iyisiniz yapıp, bugünü hatırlamaya değer kılın.

10. "IKIGAI"nizi takip edin.

Yani hayat amacınızı bulun ve o yoldan gidin. İçinizde bir tutku var; günlerinize anlam katan eşsiz bir yetenek... Ve sonuna kadar kendinizi en iyi şekilde paylaşmanızı sağlıyor. Eğer ikigai'nizin ne olduğunu bilmiyorsanız, göreviniz onu keşfetmek. 

Kendi hayat amacınızı bulup, hayata güzel anlamlar yüklemeye devam edin.
Umarım size faydalı bir yazı olmuştur.

Sevgiyle,
Suzy

Yorumlar

Popüler Yayınlar