Kore'de Olmak Nasıl Bir Duygu?




Kore'ye ilk geldiğimizde daha önce couchsurfing sayesinde tanıştığım ve "Sohoo'da Buluşalım" başlığıyla anlattığım bir arkadaşımın evine gittik. Kahvaltıda bana ilk sorduğu soru:
"Ee.. Kore'de olmak nasıl bir duygu?"


Seyahatim aslında Kore'ye gelmeden yaklaşık 15 gün önce Karadeniz turu ile başlamıştı. Gürcistan'da Rusça bilmediğim için kendimi her şeye tamamen yabancı hissetmiştim. Ayrıca kültürlerini, adetlerini, yemeklerini... neredeyse onlar hakkında hiçbir şey bilmediğim için orada gerçek anlamda bir turisttim. Kore'den önce Astana'ya da uğramamız gerekti. Yine çoğunlukla Rusça konuşulan bir ülkedeydim. Ve bu iki ülkenin birbirine ortak en önemli özelliği, ikisinde de ingilizce biliyor olmanızın hiçbir anlam ifade etmediğiydi...

Sonunda Incheon Havaalanına indiğimde, sonunda dilini, kültürünü bildiğim bir yere geldiğim için gerçekten eve geri dönmüş gibi hissettim. Bir süre bu duyguyu atamadım üzerimden. Sürekli kendime soruyordum; "Neden kendimi Kore'de gibi hissetmiyorum?" O kadar rahattım ki yabancı bi ülkeye gelmiş gibi değildi hiç. Gelmeden önce Google Map'te bu sokakları o kadar gezmişim ki hiç kaybolmadım. 

Ara ara kendime şöyle diyorum; "Yahu İzban rotasını bu kadar iyi bilmiyorum." Geleli neredeyse 1 ay oldu ve ben şu anda Seoul'de kullandığımız aktarma noktalarını bile öğrenmişim.


Kore'de olmak nasıl bir duygu sorusuna verebileceğim en güzel cevap sanırım "rahat" olurdu. Buradaki karmaşa, bazen programı ayarlarken yaşadığımız stres, ucu ucuna paramızı yetiştirmeye çalışmalarımız, tatili ne kadar uzatabiliriz kaygısı, ne yaparız da geri dönmeden bu yolculuğa devam edebiliriz telaşları bile o kadar tatlı geliyor ki, geri dönüp masa başı rahat bir iş teklif etseler kabul etmeyebilirim. 

Bu duyguların Kore ile bi alakası yok aslında. Ben olmak istediğim bir yerdeyim ve yaşamak istediğim hayata birkaç adım daha yaklaştım. Tüm mesele burada. Olmak istediğiniz yer herhangi bir yer olabilir; küçük bir kasaba veya kalabalık büyük bir şehir... hiç fark etmez... Olmak istediğiniz şehirde, yanında olmak istediğiniz kişiyleyseniz veya hayatınızda yapmak istediğiniz şeyi yapmaya bu kadar yakınsanız tüm zorluklar bir şekilde aşılıyor. 

Çoğu zaman bir boşluk içinde hissediyor insan. Önemli olan o boşluğu neyle doldurabileceğinizi iyi bilmeniz. Pahalı markalar almak sizi anlık mutlu eden şeyler. Bizim kalıcı mutluluklara ihtiyacımız var. Önce size neyin iyi geldiğini araştırmakla başlayın. Hayal denilen şey kafamızda netliği olmayan şeyler... Netleştirdiğinizde o artık bir hayal değil, o bir plan!

Sevgilerle,
Suzy

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder