SeoYeong Unni İle Bir Tuhaf Domuz Muhabbeti / Busan, Kore

Busanda bir Guest House'un ranzasında yazıyorum bu satırları. Fonda en slovundan eski Türk şarkıları....

Busan'da bizim damak tadımıza uygun yemek bulmak çok zor. Bulunduğumuz yerin etrafı alkollü mekanlarla dolu bir çarşı. Sonunda damak tadınıza uyduğunu düşündüğünüz bir şey bulduğunuzda bir bakıyorsunuz ki alkollü bir mekanda ve adete göre orada sadece yemek yiyemiyormuşsunuz, aynı zamanda alkol de sipariş etmeniz gerekiyormuş. Halbuki yemek yiyeceğiz alt tarafı... Neredeyse tüm mekanlarda domuz eti ve domuz ürünüyle yapılmış yemekler var. Burası domuz etiyle yapılan yemekleriyle meşhurmuş. Normalde Seoul'de yiyecek bir şey bulamadığınızda 7/11 veya C-U gibi marketlerden birşeyler bulup yiyebilirsiniz. En son Seoul'de Myeongdong'da kalırken kahvaltıda pizza adı altında ama kapalı pide gibi bir şey falan bulup yemiştik. Bir gece de geç saatte acıkıp hemen yakındaki markete gidip hazır körü soslu pilav bulmuştuk. Ama bu akşam çarşıyı talan edip yiyecek bir şey bulamayınca markete daldık. Ama Seoul'deki marketler gibi çeşit bolluğu yoktu. 


İşte bu tarz muhabbetleri yaparken Seoyeong unni ile tuhaf bir domuz muhabbeti geçti aramızda. Genelde insanlara dini inancından dolayı yemediğini anlatmak kolaydır. Peki der geçerler... Ama domuz ürünü olmayan birşey bulmanın neredeyse imkansız olduğu bir şehirde, unni de biraz çağresiz kaldı tabi. Bir gün bir şey buldu iki gün bir şey buldu... En sonunda o da tıkandı bir yerde. E herkes etli sulu sulu yemekler yerken bizim orada ramene talim olmamızı da istemediğinden, konu "aslında domuz eti de lezzetli" konusuna geldi.

Düşündüm bunu daha başka nasıl açıklayabilirim...?

Dedim ki, domuz kendi pisliğinde yatan bir hayvan olduğu için biz dedim onu istesek de yiyemeyiz. Yerken aklımıza o görüntü gelir midemiz bulanır yani. O da Kore'deki domuzların öyle olmadığını, temiz olduğunu anlatmaya çalıştı kendince. Dedim ki, Türkçe bir şekilde Google'a "domuz" yaz bak karşına nasıl görseller çıkıyor. Tuhaf ve anlamamış bir ifadeyle bana bakarken, en iyi anlatımın uygulamalı olacağını düşünerek aldım telefonu elime. Google'a domuz yazıp görselleri açtım. Gördüğü manzara karşında şok geçirdi. "Siz bu domuzlara ne yapıyorsunuz öyle" diye şaşkınlık içerisinde, "hayır, Kore'deki domuzlar pembe!" dedi. 


Sonuç olarak karşılıklı birbirimizi pek ikna edemedik. Bu da Busan'da domuzsuz bir şey bulmanın zor olduğu gerçeğini de değişmedi. Biz de NeNe Chicken'dan yarı acılı yarı acısız tavuk sipariş ettik.

Busan zor bir şehir...  detaylarını videoları hazırladığımda anlatacağım.

Bu arada Kore'ye geldiğimizden beri, ne zaman bir Koreli arkadaşımız bize rehberlik edecek olsa kendimizi bir tapınakta bulduk. Bir budistten daha çok tapınak görmüş olabilirim. Oralarda da domuz heykelleri görmeniz mümkün. Bunun nedenini sorduğumda ise para ile ilişkilendirildiği cevabını aldım. Ama biraz araştırdığımda ise bunun antik çağlardan gelen bir inanç olduğunu öğrendim. O dönemlerde domuz, bolluk, zenginlik ve güç sembolüymüş. Ama Budizim'de yeri hayatın üç zehrinden biri olması anlamına geliyormuş. Sanırım burada biraz Çin kültürü ile Budizmin karışımı söz konusu. Merak eden olursa daha detaylı da araştırırım tabi. 

Sevgilerle,
Suzy

Yorumlar

Popüler Yayınlar