Nasıl Yabancı Dil Öğreniyorum

Çevremdekiler Korece bildiğimi öğrendiklerinde ilk önce "Nasıl oldu?.. Nasıl Oldu?... Zor değil miydi?..." gibi sorular soruyorlar. Aslında ikinci veya üçüncü bir dili öğrenmek çok da zor değil. 

Çoklu zeka kuramına göre, yabancı dil öğrenebilme yeteneği diğer 9 zeka türünden birisi olarak geçiyor: Sözsel zeka. Her ne kadar bunu kabul ediyor olsam da, yabancı dil öğrenmenin biraz da ilgiyle alakalı olduğunu düşünüyorum. 

Ben sözsel zekaya sahip biri olmama rağmen Fransızca ve Almanca öğrenme çabam başarısızlıkla sonuçlandı. Biraz düşününce fark ettim ki benim ne Almanya'ya ne de Fransa'ya ilgim vardı. O romantik aşk şehrine gidip Eyfel Kulesi'ne karşı sevgilimle bir fotoğrafımın olmasını hayal ettiğim bir anım bile yok mesela. Hal böyle olunca da öğrenemedim tabi. 

Tüm bunların yanında sözsel zekanın geliştirilebileceğine inananlardanım. Herkesin bir şey öğrenme yöntemi aynı olmayabilir. Kendim de uyguladığım bazı yöntemleri ve kişisel önerilerimi bu yazıda paylaşmaya çalışacağım.



>> Öncelikle kendinize şunu sorun: "Neden bu dili öğreniyorum?"


  • Çalışacağım firmada işime yarayacak,
  • İş bulmamı kolaylaştıracak,
  • Sınava gireceğim,
  • Özgeçmişimde şık duracak,
  • O dili merak ediyorum,
  • O dilin konuşulduğu ülkeyi ve kültürünü merak ediyorum,
  • Oraya gitmeyi düşünüyorum...

...

Gerçekten merak etmediğiniz bir dili sadece mecbur olduğunuzu düşünerek öğrenmeye başlarsanız çok zorlanırsınız. O dili, o dilin konuşulduğu ülkeyi ve onların kültürünü merak etmeniz öğrenmenizi hızlandıracaktır.

Dillerde gramer olarak doğru olsa da günlük yaşamda kullanılmayan kalıplar ancak kültürün içine girdikçe öğrenilebilir. Gerçekten ilginizi çekmeyen bir kültürün içine girmek istiyor musunuz?

Bu zamana kadar Çince öğrenememiş olmamın en önemli sebebi Çin kültürüne ilgimin olmamasıydı. Daha sonra Tayvan'dan gelen misafirlerimiz sayesinde Tayvan'ın ilgimi çekebileceğini fark ettim. Bu da bana Çince öğrenmek için bir sebep vermişti.

Aynı şekilde İspanyolca öğrenmek için de sadece İspanya ile ilgilenmek zorunda değilsiniz. Mesela Küba diye de bir ülke var <3

>> Öğrendiğiniz dili günlük hayatınızda kullanın


Bunun için en rahat önerebileceğim şey, telefonunuzu ve sosyal medya hesaplarınızı yabancı dilde kullanmak. Oynadığınız oyunların yabancı dil olması da bir avantajdır. Hobileriniz, ilgi alanlarınızla ilgili sosyal medya gruplarını, blogları, forum veya diğer web sitelerini de o dilde takip edebilirsiniz.


>> Dizi, film veya müziklerden kelime öğrenilir mi?


Aslında en çok kelime öğrendiğimiz yerler bunlar bence. Hatta sevdiğimiz bazı dizilerden replikler hafızamıza öyle yerleşiyor ki bir daha unutmuyoruz. Ayrıca şarkılardan da öğrenilebilir. Ricky Martin'den İspanyolca sayı saymayı öğrendik mesela (un dos tres..) Ama bu yöntemde öğreneceğiniz kelimeler sınırlıdır. Mesela şarkılardan çoğunlukla aşkla ilgili kelimeler öğrenirsiniz. Dizilerden de genellikle günlük konuşmada tekrar eden kelime veya kalıpları duyarsınız. Bir de medikal diziler var mesela. Türkçesini bile bilmediğimiz kelimelerin yabancı dildeki karşılığını neden öğrenelim ki?



>> Düzenli defter tutun


Defterinizdeki yazınız ne kadar düzenli olursa, konuların yazılı olduğu sayfanın resmi hafızanıza o kadar net işlenir. Bu nedenle sayfaların kenarlarına çeşitli süslemeler çizebilir, çıkartmalar yapıştırabilirsiniz. Bu biraz çocukça gelebilir ama o konunun hafızada ön sıralar çıkmasında ne kadar etkili olduğunu gördüğünüzde hak vereceksiniz. Bir defterde sadece bir yerde küçük bir çıkartmanız varsa, o sayfayı diğer sayfalardan önde tuttuğunuz anlamına gelir. O defterle ilgili aklınıza ilk gelecek sayfa da inanın hep o çıkartmalı sayfa olacaktır.

>> Kelime kartları hazırlayın


Gramer öğrenmek o dil için attığınız bir temel olsa da üzerine kat çıkabilmeniz ve o binayı tamamlayabilmeniz için kelime bilmeniz gerekiyor. Öğrendiğiniz kelimelerle bir baraka mı inşa edeceksiniz yoksa bir gökdelen mi? Orası tamamen size kalmış.

Bu konu ile ilgili yöntemleri daha sonra detaylı işlemeyi planlıyorum o yüzden kısa geçeceğim.

>> Kelimeleri görsel, işitsel veya dugusal bir şeye bağlayın


Kişisel gelişimde hafıza, görsel, işitsel ve dokunsal olarak kategorize edilir. Ben bunu yabancı dil öğrenirken, görsel, işitsel ve duygusal olarak işlemek istiyorum. 

Bazı insanlar yazarak ders çalışırlar, bazı insanlar ise sesli okuyarak... Bu hafızanızın hangi yönünü daha etkin kullandığınızla alakalıdır. Bununla birlikte, en çok görsel hafızanızı kullanıyor olmanız duygusal hafızanızı geliştiremeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Her kelimeyi tek bir yöntemle ezberlemek zorunda değilsiniz. Bazen öyle bir an oluyor ki, bir kelimeyi duyduğumda -mesela üzüntü ile alakalı bir kelime ise- üzücü bir şeyden bahsettiğini anlıyorum ama tam olarak Türkçe karşılığını o an için hatırlayamıyorum. Bir dizide çok üzgün bir sahnede duymuş olabilirim o kelimeyi. Tiyatral hale getirerek çalışmak da bir yöntem olabilir. Bu durumda hem duyguyu hem sesi hem de duyguyu aynı anda kullanmış olursunuz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder